Hiç unutmam, herhalde orta sondaydım, bizim orada bir köşe bakkalda (artık ‘Acıktım’) ekmek dolabının üzerinde ‘lütfen ekmekleri mıncıklamayınız’ yazıyordu. Ne gülmüştüm! Ekmeği mıncıklama fikri çok komiğime gitmişti çünkü..Yoksa bu yazıyı yazmaları değil. Ne de önemli bir yazıydı aslında ve aferin onlara! Aradan kaç yıl geçti bir bakayım: en az 26 yıl!! Ay inanamıyorum gerçekten de yaşlanmışız :(( ! ..
O yıldan bu yana ekmekle ilgili mıncıklama ve çeşitleri bugün de devam ediyor maalesef! O kadar yıl geçmesine rağmen. Hiç mi ilerlenilmez ??!!
Bizim aşağıdaki ekmekçimize bakıyorum, Avrupa Birliği müktesebatından mı, bazı kurumlarımızdaki anlayışın değişmesinden mi – epeydir ekmeği eldivenle vermek var. İyi bir şey. Olmalı da. Ancak o eldivenle sonra parayı tutarsan olur mu??!! Ne manası var o zaman eldivenin?? Veya müşteri görmediği zaman içeride elle sepete koyuyorsan dışarda eldiven gösterisine ne gerek var?
Kendini kandırmayacaksın. (bununla ilgili ne çok malzeme çıkar!)
Gösteriş değil, öyle yaptığımı görsünler değil, gerçekten de öyle olması gerektiğinin farkına ne zaman varılacak??
Bu çok basit bir örnek. Ve basit bir klişe ile açıklayabilirim (özellikle bizim ülkemiz için çok geçerli): her şeyin başı eğitim..Aynı trafikte yaşadığımız olaylar gibi…vs, vs.
Sadece bizim ülkemizde mi oluyor bu tür şeyler? Tabii ki hayır. Almanya Darmstadt’daki bir fırında yere düşmüş bir sepet dolusu ekmekçiklerin (Brötchen) arka tarafa götürülüp atılacak süsü verilip, 5 dakika sonra yeni ekmekçikler gibi geri getirilmesine bizzat şahit oldum! …. Londra’da 5 yıldızlı bir otelin mutfağını da gördüm. Aşçının tabaktaki yemeği salona çıkarttırmadan önce tabak içinde kayan sosu yaladığı eliyle silmesini; aynı otelin mutfağında kaçışan fareyi vesaire vesaire..Yani eğitim sorunu her yerde. 5 yıldızlı otel ile bitmiyor iş. Verirsiniz bir sürü para, içindeki personelde yoksa o anlayış, yere düşmüş ekmeği de yersiniz, yalanan sosu da! 
Bu arada, Ankara’da çok güzel esmer ekmek çeşitleri yapan bir yer biliyorsanız haberim olsun.
Çankaya Birlik bölgesinde bir fırının cevizli ekmeği çok güzel, tavsiye de ederim. Ama benim aradığım sahiden de kopkoyu kahverengi veya bol tahıllı, üzeri çekirdekliler değişik ekmekler.
Wie sehr Ich deutsche Brotsorten vermisst habe. Pumpernickel, Dinkelbrot, Roggenmischbrot, Vollkornbrot und Brötchen..Ich müsste eigentlich zu Hause Brot backen. Das waer’s! 😉
Kahvaltıyı krallar gibi, öğlenleri prensler gibi, akşamları da fakirler gibi yiyelim…
En önemlisi kahvaltıyı atlamayalım!
Güzel ekmekli, keyifli, sohbetli kahvaltılara….